HİZMETLERİMİZ

Kronik Ağrı

Kronik Ağrı

Kronik Ağrı


Kronik ağrı, uzun süre devam eden ve kişinin hareketlerini, günlük yaşam aktivitelerini, uyku düzenini ve yaşam kalitesini etkileyebilen önemli bir şikâyettir.

Uzun süre devam eden ağrılarda yalnızca ağrının hissedildiği bölgeye odaklanmak her zaman yeterli olmayabilir. Vücudun hareket biçimi, postür, kasların çalışma düzeni, eklem hareketleri, yük dağılımı ve kişinin günlük yaşam alışkanlıkları ağrı deneyimiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle kronik ağrıya yaklaşımımızda kişiyi yalnızca ağrıyan bölge üzerinden değil, vücudun genel hareket ve fonksiyon sistemi içerisinde değerlendiriyoruz.

Vücudun farklı bölgeleri hareket sırasında birbirleriyle bağlantılı şekilde çalışır. Bir eklemin hareketliliği, çevresindeki kasların çalışma biçimi ve komşu bölgelerin hareket özellikleri; vücudun genel yük dağılımını ve hareket paternlerini etkileyebilir. Örneğin bel bölgesindeki uzun süreli bir ağrı değerlendirilirken yalnızca bel bölgesinin hareketleri değil; pelvis, kalça, gövde, ayak ve omurga boyunca oluşan hareket ilişkileri de göz önünde bulundurulabilir. Benzer şekilde boyun bölgesindeki uzun süreli şikâyetlerde başın pozisyonu, göğüs kafesi, omuz kuşağı ve üst gövdenin hareket özellikleri birlikte değerlendirilebilir. Buradaki amaç bir bölgedeki problemi başka bir bölgenin kesin nedeni olarak göstermek değil; vücudun hareket sırasında oluşturduğu bağlantıları ve yüklenme biçimlerini anlamaktır.

Hareket sırasında kaslar, eklemler ve bağ dokuları birlikte çalışır. Bu yapıların hareket özellikleri ve birbirleriyle olan koordinasyonu, vücudun yükleri karşılama biçiminde önem taşır.

Kronik ağrı ile yaşayan kişilerde zaman içerisinde bazı hareketlerden kaçınma, hareket biçiminde değişiklikler veya belirli bölgelerin daha fazla yüklenmesi görülebilir. Bu nedenle değerlendirme sırasında yalnızca mevcut şikâyet değil, kişinin nasıl hareket ettiği ve hareket sırasında yükü nasıl dağıttığı da ele alınır. Fasya ve yumuşak dokuların hareket özellikleri de bu değerlendirmeye dahil edilebilir. Vücudun farklı bölgeleri arasında devam eden dokusal bağlantılar, hareket sırasında oluşan gerilim ve kuvvetlerin dağılımı açısından dikkate alınır.

Omurga, pelvis ve ekstremiteler birbirinden bağımsız hareket eden yapılar değildir. Yürüme, oturma, ayağa kalkma, eğilme, uzanma ve dönme gibi günlük hareketlerde vücudun farklı bölgeleri ardışık ve koordineli şekilde çalışır. Bu hareket zincirlerinden herhangi birindeki değişiklik, diğer bölgelerin hareket stratejisini etkileyebilir. Bu nedenle kronik ağrı değerlendirmesinde gerektiğinde ağrının bulunduğu bölgenin dışında kalan eklem ve kasların hareket özellikleri de incelenir.

Hareketin gerçekleşmesi yalnızca kas ve eklemlerin mekanik özelliklerine bağlı değildir. Sinir sistemi; hareketin planlanması, kasların koordinasyonu, vücut pozisyonunun algılanması ve hareket sırasında oluşan uyarıların işlenmesinde önemli rol oynar. Uzun süre devam eden ağrılarda kişinin hareket korkusu, hareketten kaçınması veya bazı hareketleri koruyucu şekilde gerçekleştirmesi hareket paternlerini değiştirebilir. Bu nedenle fizyoterapi yaklaşımında kişinin hareket kapasitesi ve hareket sırasında kendini nasıl hissettiği birlikte değerlendirilir.

Kronik ağrıya yönelik değerlendirmede kişinin şikâyetleri ve fonksiyonel ihtiyaçları doğrultusunda;


  • Ağrının günlük hareketlerle ilişkisi,
  • Eklem hareketleri,
  • Kasların aktivasyonu ve koordinasyonu,
  • Postür ve hareket alışkanlıkları,
  • Omurga ve pelvisin hareket özellikleri,
  • Kalça ve ekstremitelerin hareket zincirleri,
  • Fasya ve yumuşak dokuların hareket özellikleri,
  • Solunum ve gövde stabilizasyonu,
  • Günlük yaşam ve çalışma koşulları,
  • Hareket sırasında ortaya çıkan kompansasyonlar

birlikte ele alınabilir.

Kronik ağrıda yaklaşımımızın temelini kişinin hareket sistemini bir bütün olarak değerlendirmek oluşturur.

Ağrının bulunduğu bölgenin yanı sıra, o bölgenin komşu eklemler, kaslar, fasya, omurga, pelvis ve ekstremitelerle olan fonksiyonel bağlantıları değerlendirilir.

Örneğin yalnızca bel bölgesine odaklanmak yerine bel–pelvis–kalça–alt ekstremite arasındaki hareket ilişkisi; yalnızca boynu değerlendirmek yerine baş–boyun–göğüs kafesi–omuz kuşağı arasındaki fonksiyonel ilişki ele alınabilir.

Bu yaklaşım, kişinin mevcut hareket paternini ve günlük yaşam içerisindeki yüklenme biçimini daha kapsamlı şekilde değerlendirmeye yardımcı olur.

Değerlendirme sonrasında kişinin ihtiyaçlarına uygun bir fizyoterapi ve rehabilitasyon programı planlanabilir.

Programda kişinin durumuna göre;


  • Hareket kapasitesini geliştirmeye yönelik egzersizler,
  • Kas kuvveti ve dayanıklılık çalışmaları,
  • Eklem hareketliliğini destekleyen uygulamalar,
  • Kas ve yumuşak dokuların hareket özelliklerini destekleyen manuel uygulamalar,
  • Postür ve hareket farkındalığı çalışmaları,
  • Solunum ve gövde kontrolü çalışmaları,
  • Fonksiyonel hareket eğitimi,
  • Günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesine yönelik öneriler

yer alabilir.

Amaç yalnızca ağrının bulunduğu bölgeye odaklanmak değil; hareket kapasitesini, vücudun farklı bölgeleri arasındaki koordinasyonu ve kişinin günlük yaşam içerisindeki fonksiyonel kullanımını desteklemektir.

Kronik ağrıda her bireyin deneyimi ve fonksiyonel ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle fizyoterapi ve rehabilitasyon programı, kişinin değerlendirme bulguları ve hedefleri doğrultusunda kişiye özel olarak planlanır.

İletişime Geçin