Boyun ve Bel Ağrıları
Bel ve boyun bölgesi, vücudun hareket ve yük taşıma sisteminin önemli merkezlerindendir. Gün içerisinde oturma, ayakta durma, yürüme, eğilme, dönme, çalışma ve günlük aktiviteler sırasında omurga; pelvis, gövde, baş ve ekstremitelerle birlikte hareket eder. Bu nedenle bel veya boyun bölgesinde hissedilen ağrı ve rahatsızlıklar değerlendirilirken yalnızca ağrının bulunduğu bölgeye odaklanmak yerine, vücudun genel hareket organizasyonu ve bölgeler arasındaki fonksiyonel ilişkiler dikkate alınır.
Bel bölgesi pelvis ve kalça eklemleriyle yakın bir hareket ilişkisi içerisindedir. Yürüme, merdiven çıkma, oturma, ayağa kalkma, eğilme ve dönme gibi hareketlerde bel, pelvis ve kalçalar birbirleriyle koordineli şekilde çalışır. Bu nedenle bel bölgesindeki hareket özellikleri incelenirken pelvisin hareketi, kalça eklemlerinin fonksiyonu, gövde kaslarının koordinasyonu, alt ekstremitelerin hareket zinciri ve ayaklardan gövdeye doğru gerçekleşen yük aktarımı birlikte ele alınabilir. Buradaki amaç ağrının kaynağını başka bir bölgede aramak değil, bel bölgesinin vücudun diğer bölümleriyle nasıl birlikte hareket ettiğini anlamaktır.
Boyun bölgesi ise başın pozisyonu, göğüs kafesi, omuz kuşağı ve üst gövdenin hareketleriyle yakın ilişki içerisindedir. Başın vücut üzerindeki konumu değiştiğinde boyun çevresindeki kasların çalışma biçimi de değişebilir. Aynı şekilde omuz kuşağının hareket özellikleri, kürek kemiğinin pozisyonu ve göğüs kafesinin hareketi baş ve boyun bölgesinin fonksiyonel organizasyonuyla birlikte değerlendirilebilir. Bu nedenle boyun bölgesindeki şikâyetlerde yalnızca boyun hareketlerine değil, baş, boyun, göğüs kafesi ve omuz kuşağının birbiriyle olan hareket ilişkilerine de bakılır.
Omurga boyunca gerçekleşen hareketler birbirinden bağımsız değildir. Bel, sırt ve boyun bölgeleri; pelvis, göğüs kafesi, baş ve ekstremitelerle birlikte hareket eden fonksiyonel bir sistem oluşturur. Kaslar, eklemler, bağ dokuları ve fasya da bu hareket sisteminin bir parçasıdır. Bir hareket sırasında oluşan yükün vücut içerisinde nasıl dağıldığı, hangi bölgelerin harekete ne ölçüde katıldığı ve hareketin hangi bölgelerde telafi edildiği, kişinin hareket biçiminin anlaşılması açısından önem taşır.
Uzun süre oturma, masa başında çalışma, bilgisayar ve telefon kullanımı, tekrarlayan hareketler veya fiziksel yüklenmeler zaman içerisinde kişinin hareket alışkanlıklarını değiştirebilir. Bu nedenle bel ve boyun bölgesindeki şikâyetlerde günlük yaşam içerisindeki oturma, ayakta durma, çalışma, uyku ve hareket alışkanlıkları da dikkate alınır. Kişinin yalnızca ağrısı değil, ağrıya rağmen nasıl hareket ettiği ve vücudunu günlük yaşamda nasıl kullandığı da önemlidir.
Bel ve boyun bölgesine yönelik uygulamalarda kişinin omurga hareketleri, eklem hareketliliği, kasların aktivasyonu ve koordinasyonu, postür, gövde kontrolü, pelvis ve kalça hareketleri, omuz kuşağının fonksiyonu ve çevre yumuşak dokuların hareket özellikleri birlikte değerlendirilebilir. Gerektiğinde ağrının bulunduğu bölgenin dışında kalan eklem ve kasların hareket özellikleri de incelenerek vücudun genel hareket zinciri içerisindeki ilişkiler ele alınır.
Uygulamalar kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Hareket kapasitesini destekleyen egzersizler, kas kuvveti ve dayanıklılık çalışmaları, eklem hareketliliğini destekleyen uygulamalar, manuel uygulamalar, postür ve hareket farkındalığı çalışmaları, gövde stabilizasyonu ve solunumla hareket koordinasyonuna yönelik çalışmalar programa dahil edilebilir.












